23 Mayıs 2013

Minibüste hayat dersi

Minibüse ne zaman binsem ilginç olaylar gözler, dünyamızın zenginliğine hayret ederim.

Önümdeki koltuğa üç yaşlarında sevimli bir çocuk ve genç annesi oturdu. Ama çocuk rahat  durmuyor, pencereyi açıp kapatıyor, elindeki şekeri dışarı atacak gibi yapıyor. Anne "Otur  oğlum, şoför amca kızıyor" dediyse de çocuk  hiç aldırmadı. Genç şoför bir "Şışşşt" çekti ki  çocuk anında mum gibi söndü, köşesine sindi oturdu. Otoritenin gücüne hayran oldumsa da  kullanılan yöntemi hiç beğenmedim. İnsanlar çocukken böyle kaybediyor kişiliklerini.

E çocuk bu, beş dakika sonra otorite unutuldu, bu sefer anne iğneci ile korkutmayı denedi.  Şoför de eğlence buldu ya, "Çıkarayım mı iğneyi" diyerek rolünü oynadı. O zamana kadar  varlığını hissetmediğim, yanımda oturan 60'lık hanım sert bir reaksiyon gösterdi.  "Yapmayın, çocukları böyle korkutmayın." Hakikatin sesi güzeldi ama orada durmadı,  genç anneye aile danışmanlık merkezine gitmesini tavsiye etti. Ücretsiz olduğunu ekledi.

Buraya kadar gayet iyiydi, üst sınıftan hanımefendi "halk tabakasına" layık oldukları dersi  vermişti. Lakin şoför de durmadı "Boş ver teyze, işine bak, nasılsa 20 yaşına gelince hayatı  anlayacak" gibi filozofça bir cevap yetiştirdi. Hanımefendi çok kızdı, halk tabakasının  saygısızlığını, beyinsizliğini, fikirsizliğini, hatta gerzekliğini dile getirdi. İneceğim durağa  geldiğimizde iş çığırından çıkmak üzereydi.

Kavganın sebebi olan ufaklık ise etrafa gülücükler dağıtarak şekerini minibüsün dışına  sürmeye devam ediyordu. Sonunda bıktı, tam yere atmak üzereyken annesi davrandı, "Atma oğlum, çok ayıp"  diyerek şekeri elinden aldı. Ne yaptı dersiniz? Tabii ki sokağa attı. Hanımefendi o sırada  hayatını anlatmakla meşguldü, bu ilginç gelişmeyi göremedi...  


Konuya uygun bu resim ChatGPT tarafından 2026'da yapıldı