Üç Tepede Üç Hutbe
Peygamber Efendimizin tebliğ yolculuğunu üç büyük hutbe üzerinden okuduğunuzda, ortaya çıkan o sarsılmaz metaneti açıkça görüyoruz. İlk ayetler içe dönüktü, “Oku” diyordu, “Gece kalk” diyordu, “Sen yüce bir ahlak üzeresin” diyordu. Ama sonraki ayet farklı bir tonda çınladı: “Kalk ve Uyar!”
![]() |
| “Kalk ve Uyar!” Kaynak |
Emir zordu, Abdullah'ın yetimi, Abdulmuttalib'in torunu bu kimsesiz genç adam kimi nasıl uyaracaktı? Çağrı Mekke’de, Kâbe’nin yanında Safa Tepesinde başladı. Kendi akrabalarına seslenirken, “Şu dağın ardında düşman var desem inanır mısınız?” diye soran bir adamın dürüstlüğüyle yola çıkmıştı. İnsanları topladı ve onlara bir tehlikeyi haber verir gibi seslendi; fakat anlattığı şey bir macera değildi. Dinleyenlerin iyi bildiği, lakin semtine uğramadığı gerçekleri anlatıyordu: hesap günü, sorumluluk, hakikate çağrı... “İyilik yap, iyilik bul” diyordu. Yani sözün yönü daha en baştan belliydi: kendine değil, ötelere işaret eden farklı bir dil kullanıyordu. Amcalarından gördüğü hakaret ise, 23 yıl sürecek bir sabır imtihanının başlangıcıydı.
HENÜZ TAMAMLANMADI
