Dr Sezgin Özaytekin
![]() |
| el-Vâhid -- Bir |
el-Vâhid ismi şerîfi, Allah Teâlâ’nın en derin ve en kuşatıcı esmâsından biridir. Zâtında, sıfatlarında, fiillerinde ve isimlerinde asla ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan; eşi ve benzeri olmaksızın mutlak Tek olan, bölünmez ve parçalanmaz olan yegâne Vâhid’dir.
“Her sayı bir’den başlar” derler. Çünkü bir, çokluğun kapısıdır. Sayıların tümü bir’in tekrarları ve türevleri üzerine kuruludur. Fakat o bir, kendi içinde çokluk taşımaz; o saf vahdettir.
Kâinata baktığımızda da benzer bir düzen görürüz. Sayısız varlık, sayısız şekil, sayısız renk ve çeşitlilik… Fakat bütün bu çokluk, aslında tek bir kudretin eseridir. Her şey bir düzen içinde birbirine bağlıdır ve hepsi aynı iradenin tasarrufunu gösterir.
Bir tohumun içinden dallanıp budaklanan büyük bir ağaç çıkar. Tek bir ışık huzmesi kırıldığında renk renk bir gökkuşağına dönüşür. Bir damla su, nehirlerin ve denizlerin hayat kaynağı olur. İnsanın kalbinde doğan tek bir fikir, zamanla nice düşünceye, esere ve medeniyete dönüşebilir.
Bu örneklerin hepsi bize aynı hakikati hatırlatır: Görünürdeki çokluk, aslında birliğin farklı tecellileridir. Çeşitlilik arttıkça, arkasındaki tek kudret daha da belirgin hâle gelir.
Fakat bu çokluk ebedî değildir. Zamanla her şey değişir, dönüşür ve fâni olduğunu gösterir. İnsan da, kâinat da, içindeki bütün varlıklar da sonunda yokluk perdesine yaklaşır. Kur’ân’ın ifadesiyle:
![]() |
| kullu men 'aleyhâ fân |
55:26-27 “Yeryüzünde bulunan her şey fânîdir. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin vechi bâkî kalacaktır.”
İşte burada el-Vâhid isminin derinliği daha açık şekilde anlaşılır. Bütün bu muazzam çokluk, aslında O’nun birliğinin tecellileridir. Çokluk vahdetin gölgesidir; ayrılık birliğin farklı görünüşlerinden ibarettir.
İnsan bu hakikati fark ettikçe kalbindeki dağınıklık azalır. Dikkatini parçalayan sayısız bağdan kurtulup tek bir hakikate yönelir. Tevhidin özü de budur: Kalbin yalnızca Allah’a yönelmesi.
“Lâ ilâhe illallah” sözü işte bu yüzden bütün çokluğu silen bir ikrar gibidir. İnsan bu kelimeyle kalbini toparlar ve varlığın hakiki merkezini yeniden hatırlar.
el-Vâhid Celle Celâlühû: Her şey O’ndan gelir ve sonunda yine O’na döner. Çokluk O’nun lütfudur; vahdet ise nihai hakikattir.
Hüvel Bâkî,
el-fânî Sezgin

