21 Temmuz 2026

İstanbul ve iki deniz

M Akif Eyler

İki denizin bir araya geldiği yerde suların karışmadığını 40 yıl önce okumuş ve hayret etmiştim. Günlük tecrübemize göre, farklı özellikleri olan iki su kavuştuğunda hiç hareket olmasa bile karışır, ortalama bir hale gelir. Atlantik ve Akdeniz'in birleştiği Cebelitarık Boğazında böyle değilmiş, iki suyun arasında karışmayı önleyen bir engel (berzah) varmış!

Fransız deniz araştırmacısı Kaptan Cousteau, 1960'larda Cebelitarık, Kızıldeniz ve Atlas Okyanusunda dalışlar yaparak, Atlantik'in soğuk ve az tuzlu suyu ile Akdeniz’in sıcak ve yüksek tuzlu suyunun birleştiği sınır hattını görüntüledi. Suyun rengindeki, berraklığındaki ve hatta biyolojik çeşitliliğindeki ani kırılmayı kameralarla kaydederek bu doğa olayını görsel olarak tüm dünyaya sundu.

Atlantik ve Akdeniz böyle kavuşuyor ama asla karışmıyor

Rahman suresindeki şu iki ayet, tam olarak bu durumu anlatıyor:

19. İki denizi salıvermiş, birbirine kavuşuyor
20. Aralarında engel var, birbirine karışmıyor

Denizlerin karışmaması ve bu hakikatin Kuran-ı Kerim'de yazılmış olması, ikisi de çok ilginç. Fakat daha ilginci, İstanbul'da da iki denizin karışmadan kavuştuğunu öğrendim. Oğuz Borat Hocam, 2024 tarihli bir makale gönderdi:

KAVUŞMAK ÜZERE SALIVERİLEN İKİ DENİZİN KADİM HİKAYESİ
İzzet ÖZTÜRK, İTÜ İnşaat Fakültesi
Journal of Halal & Ethical Res. 6 (2): 114-130, 2024
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4404910

Bu makale, Kuran-ı Kerim'de bahsi geçen "iki denizin birbirine karışmaması" olgusunu, modern okyanus bilimi ve akışkanlar mekaniği ışığında, Cebelitarık ve nehir ağızları gibi vaka analizleriyle inceleyen disiplinler arası bir çalışmadır. Ayetlerde geçen "berzah" kavramının fiziksel mekanizmasını, yoğunluk farkları, yüzey gerilimi ve haloklin tabakaları üzerinden açıklayarak kutsal metin ile bilimsel verilerin uyumunu göstermiştir.

Marmara ve Karadeniz kavuşuyor ama asla karışmıyor

İstanbul Boğazından geçen suyun miktarı ve hızı beni hayrete düşürüyor. İki denizi kavuşturan Boğaz'a bakınca, şehri besleyen balık dolu üst akıntıyı görüyoruz. Karadeniz'den gelen taze suyun ortalaması saniyede 14.000 ton, yaklaşık 1000 adet orta boy tanker. Fakat Karadeniz'in bu kadar girdisi yok, bu su nereden geliyor?

Cevap alt akıntıda: Üst akıntının yaklaşık yarısı (saniyede 7.000 ton) kadar ılık ve tuzlu su, diğerine karışmadan, sessizce kuzeye akıyor, dengeyi sağlıyor. Alt akıntı hiç olmasa, üst akıntının hızı azalır ve deniz çabucak kirlenirdi. Öztürk, iki akıntı arasındaki yatay engeli bilimsel olarak açıklıyor. Ayrıca, bilimsel yayınlarda dini metinlerdeki atıfların "bilimsel görünme" kaygısıyla bilinçli olarak göz ardı edilmesini etik bir sorun olarak değerlendiriyor.

Yapay zekadan bir inci

İstanbul Boğazı, Karadeniz’in böbreği, Marmara’nın akciğeridir.

Avrasya'nın devasa nehirlerinden (Tuna, Dinyeper, Dnister) sürekli olarak muazzam miktarda oksijeni zengin tatlı su ve bununla birlikte tortu, organik madde, balık ve mikro canlılar geliyor. Boğaz, hassas bir "biyolojik arıtma ve havalandırma sistemi" olarak bu iki denizi canlı tutmaktadır.

Hidrostatik Denklemler

Boğaz'da tuzluluk oranları %1.7 ve %2.7 (İ Öztürk)

meraklısı için

İki akıntıyı ayıran yaklaşık 25 m derinlikte iki taraf dengede, akış yok. Üstte yükseklik farkı, altta yoğunluk farkı ters akıntıları sağlıyor. Yoğunluk farkı %1 mertebesinde ise, bağıl yükseklik farkı da %1 olmalı. Yani Karadeniz tarafı yaklaşık 25 cm daha yüksek. (Bu fark mevsimlere ve rüzgara göre değişebilir)